
Yazarlar:
Doç. Dr. Hasan Yücel Başdemir
Yrd. Doç. Dr. Buğra Kalkan
Türkiye’nin Eğitim Sorunu ve Özgür Toplum için Reform Önerisi, Türkiye’de eğitim sisteminin merkeziyetçi yapısını özgürlükçü bir perspektiften tartışan kapsamlı bir rapordur. Hasan Yücel Başdemir ve Buğra Kalkan, Milli Eğitim Bakanlığı’nın altyapı, finansman, yönetim ve müfredat üzerindeki tekil yetkisinin sürdürülebilir olmadığını savunur. Çalışma; okul, müfredat, finansman ve yönetim çeşitliliğine dayalı ara çözümler önerirken, özel okulların payının artırılması, yerel aktörlerin güçlendirilmesi ve eğitim kuponu gibi modelleri gündeme taşır. Eğitimde çoğulculuk, rekabet ve sivil sorumluluk arayanlar için önemli bir başvuru metnidir. Rapor, reformu ani kopuşlarla değil, pilot uygulamalar ve aşamalı geçiş önerileriyle düşünmeye davet eder; tartışmayı pratik politika seçenekleriyle zenginleştiren özgün bir çalışmadır.
Yönetici Özeti
Türk Eğitim Sistemi, yapılan birçok revizyona rağmen köklü bir değişikliğe ihtiyaç duymaktadır. Bu değişikliğin veya reformun gerekçesi, eğitimin organizasyonu ile ilgili tüm sorumluluğun Milli Eğitim Bakanlığı’na verilmiş olmasıdır: Bakanlık alt yapı, finansman, yönetim ve ders ve müfredatın belirlenmesi anlamında planlama konusunda tam ve tek yetkili kurumdur. Tek bir kurumun, yirmi milyon öğrenci, bir milyon çalışan ve altmış beş bin okulun sevk ve idaresini tek başına sürdürmesi hem fizikî hem pedagojik hem de eğitimin amaçları açı(sın)dan makul görünmemektedir.
Bu nedenle, Türkiye’de yapılacak bir eğitim reformu, sorumluluğun eğitimin paydaşları arasında bölüşülmesi esasına dayanmalıdır. Eğer bu perspektif benimsenecek olursa yapılacak reformun ilk ilkesi, merkezi yetki ve hakların illere, belediyelere, okullara, vakıflara, şirketlere, şahıslara, ailelere ve öğrenciye devredilmesidir ve bunun gereği olarak da Bakanlığın koordinasyon ve akreditasyon kurumu olmaya yönelmesidir. Yetki ve sorumluluk paylaşımı, eğitimde finansman, yönetim ve planlama özerkliğini mecbur kılmaktadır. Bu özerkliğin sağlanması, özel okulların eğitim sistemi içindeki oranının kademeli olarak artmasına bağlıdır. Ancak bu tür bir reform çabasının önünde, mevcut istihdam yapısı ve bürokratik yapılanma başta olmak üzere büyük engeller bulunmaktadır.
Burada sunduğumuz ve eğitimde özelleştirme esasına dayanan bu eğitim reformu önerisi, mevcut yapıdan kaynaklanan zorlukları aşmak için fırsatları ortaya koymayı; finansman çeşitliliği, okul çeşitliliği, müfredat çeşitliliği ve yönetim çeşitliğine dayalı alternatifli ara çözümler sunmayı amaçlamaktadır.
Raporun tamamını indirmek için tıklayınız:




